Tahran Büyükelçisi Kırlangıç: “Kültürel ve edebi kanallardan yürüyerek belki daha iyi hizmet edilebilir”

Türkiye’nin Tahran Büyükelçisi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, İran ile siyasi, kültürel ve ticari ilişkileri geliştirmeyi hedeflediğini özellikle kültürel ve edebi kanallardan ilerleyerek daha iyi hizmet edilebileceğini söyledi.

Mart ayı itibarıyla Tahran Büyükelçisi olarak göreve başlayan Prof. Dr. Kırlangıç, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Bu görevin kendisi için onur olduğunu belirten Kırlangıç, İran’ı uzun yıllar takip eden, kültürel ve edebi atmosferine nispeten hakim biri olarak İran’ın siyasi konularıyla ilgili okumaları da olduğunu söyledi.

Tecrübelerinin ışığında faydalı çalışmalar yapabilirse kendini görevini yerine getirmiş biri olarak addedeceğini kaydeden Kırlangıç, “Dolayısıyla beni bu göreve layık gören büyüklerimiz, devlet adamlarımız da iyi bir karar verdikleri izlenimi edinmiş olurlar.” dedi.

Mevcut potansiyeli başarılı bir şekilde değerlendirerek iki ülkenin ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlamayı hedeflediğini söyleyen Büyükelçi Kırlangıç, “Geçici, gündelik bazı olayların iki ülkenin ilişkilerini etkilememesini sağlamak ve bölge barışına iki ülkenin daha büyük katkıda bulunması için çalışmak hedefimde yer alıyor.” diye konuştu.

Diplomasinin kendi çerçevesi olduğunu, bunun bazen insanı sınırlayan yönleri de beraberinde getirebildiğini ifade eden Kırlangıç, şunları kaydetti:

“Şahsi bakış açıma göre bu, ilişkileri geliştirme konusunda bazen de ayak bağı olabilir. Kültürel kanallardan, edebi kanallardan yürüyerek belki daha iyi hizmet edilebilir diye düşünüyorum.”

Üniversiteler kültürel etkileşimde önemli

Kültürel etkileşim kanallarından birinin de üniversiteler olduğunu belirten Kırlangıç, Türkiye’nin bu konuda daha açık ve içten bir yaklaşıma sahip olduğunu, herhangi bir talep olmadan kendi ihtiyaç ve ufkuna göre üniversitelerde Fars Dili ve Edebiyatı bölümleri açtığını vurguladı.

İran’da da Türkoloji bölümü olmasını gerekli gören Kırlangıç, 2004’te Tahran’daki Allame Tabatabai Üniversitesinde açılan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün ilk yıllarda öğrenci kabulü konusunda zorluk yaşanmasına rağmen şimdi rayına oturmuş bir durumda devam ettiğini hatırlattı.

Kırlangıç, Tahran Üniversitesinde ise Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması konusunda ilerleme sağlanamadığını, seçmeli Türkçe dersi haricinde bir adım atılamadığını aktardı.

Türkiye’de ne kadar Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü varsa İran’da da o kadar Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü olsun gibi bir yaklaşımın gerçekçi olmayabileceğini de ifade eden Kırlangıç, en azından Firdevsi, Tahran, Tebriz ve İsfahan gibi büyük üniversitelerde Türk Dili ve Edebiyatı ya da Türkçe Mütercim Tercümanlık bölümleri açılması gerektiğini vurguladı.

Kırlangıç, Türkiye’nin geçmişi ve bugünkü konumuyla belirleyici bir ülke olduğunu belirterek, İran’da da Türk dilinin önemli bir potansiyeli olduğuna dikkati çekti.

Bunun, İran’da yaşayan, Türkçe konuşan nüfusla ilgili bir şey olmadığına işaret eden Kırlangıç, “Bu tamamen Türkiye’nin kendi kültürü, kendi sınırları içerisindeki dili ve edebiyatıyla ilgili bir talep. Bunu böyle görmek lazım. İran tarafının da bunu böyle görmesi lazım.” ifadelerini kullandı.

İki ülke üniversiteleri arasında zaman zaman tanınma konusunda bazı sıkıntılar yaşandığını kaydeden Büyükelçi, Türkiye’nin bu konuda hep yapıcı yaklaşım sergilediğini, İran’ın da bu yaklaşıma katkı sunmasını beklediklerini belirtti.

Türkiye’nin İran’daki üniversitelerin çoğunu tanıdığını, buna karşılık İran’ın sınırlı sayıda Türk üniversitesini tanıdığını kaydeden Kırlangıç, “İran ve Türkiye’de karşılıklı tanınan üniversitelerin sayısının denk olmadığını görüyoruz. Bu konuda Türkiye bazı adımlar atmaya çalışıyor. İran tarafından da müspet adımların atılmasını bekliyoruz aslında.” dedi.

Yaptırımlar ticari ilişkileri etkiliyor

Büyükelçi Kırlangıç, İran ile ticaret hacminin nispeten düşük olduğunu özellikle Tahran’a uygulanan ambargoların bunda büyük etkisi olduğunu dile getirdi.

Türk özel sektörünün İran ile ticaret yapmada bazı zorluklarla karşılaştığını dile getiren Kırlangıç, dünyadaki ekonomik sistem ve yaptırımlar nedeniyle bazı konularda rahat hareket edilemediğini kaydetti.

Petrol alımıyla ilgili en büyük sorunun bundan kaynaklandığını aktaran Kırlangıç, şunları ifade etti:

“İran hükümetinin petrol konusunda talepleri olabilir ama Türkiye’nin bu konudaki tutumu kendinden kaynaklanmıyor. Devletin ya da hükümetin bir tavrı değil. Özel sektörün uluslararası ekonomik camiaya karşı durumundan, konumundan kaynaklanıyor.

Yaptırımlardan dolayı yani. İnşallah önümüzdeki süreçte haksız gördüğümüz bu yaptırımlar ortadan kalkar ve biz daha fazla ticaret hacmine erişiriz diye düşünüyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir